DAVET YOLUNDA PLAN VE PROGRAM YAPMANIN ÖNEMİ -3

Çağımızda küfür düzenleri yüce İslam mesajını boğmak ve bu uğurda meydana getirilmiş olan İslami yapıları ortadan kaldırmak amacıyla çeşitli oyun ve hileler sergilemekte, Müslümanların hakim olduğu alanlarda hakimiyetlerini pekiştirmek için çok uzun plan ve stratejiler gerçekleştirmektedirler. İslam düşmanları İslam'ı ve müslümanları kurtaracak her ciddi çalışmaya, İslami cemaatlere ve hareketlere darbe indirmek ve işini bitirmek için plan kuruyorlar.
İslami hareketin varlığını devam ettirebilmesi için düşmanın her türlü hilelerine karşı uyanık olması gerekir. Amaçlarını gerçekleştirmek ve hedefine ulaşabilmek için İslami yapının belli   hedefleri ve planları olmalıdır. Küçük ya da büyük bir hedef önüne koymalı ki ona göre bir plan dahilinde çalışılmalı ve bir hedefinin olduğunu her zaman hissetmelidir.
Planlama, önceden belirlenmiş amaçları gerçekleştirmek için yapılması gereken işlerin saptanması ve izlenecek yolların seçilmesidir. Planlama, geleceğe bakma ve olası seçenekleri saptama sürecidir yani geleceği düşünmedir.
Geleceği yönetme ve kaynakları dağıtma aracı olan planlama neyin yapılacağının, nasıl yapılacağının, ne zaman harekete geçileceğinin, bütün bu çalışmalarda kimlerin sorumlu olacağının belirlenmesi ve saptanması sürecidir.
Davet yolunda hedefleri gerçekleştirmek için plan ve program yapmanın faydası büyüktür ve önemli bir iştir. Planlama ile hedefler ve istenilen vazifeler belirlenir. Büyük hedefler küçük hedeflere taksim edilir ve öncelik sırasıyla birlikte merhalelere göre dağıtılır. Hepsi için planlama yapılır. Gerekli süre ve istenilen imkanlar mevcut imkanların bilinmesi ve gerekli artırımların yapılması, uygulama yapmak için lüzumlu şahısların seçimi, sonra belirli bir yönden uygulamayı takip etmek için sıraya koyma işi gözden geçirilir. Olması beklenen ihtimaller dikkate alınır.
Planlı ve organizeli çalışmak, hem bir profesyonellik, hem de bir kolaylıktır. Planlı çalışmanın hayatımızdaki faydasının pahası biçilemez. Bu şekilde hem zamandan kazanabilir, hem önceliklerimizi belirleyebilir hem hatayı ve unutmaları minimuma indirebilir, hem de bizimle gönül bağı kurmuş olan kardeşlerimizi kolaylıkla bilgilendirebiliriz.
Hayatımızın temelini oluşturan işler bir günde bitirilecek kadar az değildir. Bu nedenle planlı yaşam, işleri önem ve öncelik sırasına koymamıza yardımcı olur.
Beklemediğimiz bir takım zaman tuzakları ve problemleri ile her an karsılaşabiliriz. Planlı yaşam zaman tuzaklarına düşmemize engel olur. Bir krizden diğerine koşmak yerine belli bir sistematik içinde işlerimizi takip etmemizi sağlar. Geleceğimizi kontrol altında tutmaya yardım eder.
Bazen aynı anda birden fazla aktiviteyi yapma mecburiyetimiz vardır. İşte planlı yaşam bu aktivitelerin hepsine gerektiği kadar zaman ayırmamıza yardımcı olur. İçsel bir çatışma yaşamadan programımızı tekrar düzeltmemize yardımcı olur.
Ne kadar çalışacağımızı ve bu çalışma için ne kadar zaman harcayacağımızı bildiğimiz için kendimizle ilgili suçluluk ve eksiklik duygusu gibi olumsuz psikolojik değerlendirmeler yapmamıza engel olur.
Planlı yaşam bizi hem geç kalmaktan hem de erken gitmekten kurtarır.
En büyük sorunlardan birisi yaptıklarımıza geniş bir perspektiften bakamamak yani geriye dönüp baktığımızda yaptıklarımızın tamamını bir arada görememektir. İşte planlı yaşam, mücadelemizin bir evresinde geriye dönüp söyle bir baktığımızda, ne kadar mesafe kat etiğimizi ve önümüzde ne kadar mesafenin kaldığını bize bir çırpıda göstermeye yardımcı olur.
Planlı mücadelenin özünde rasyonellik vardır. Daha az zamanda daha çok isler yapabilmeyi sağlaması planlı mücadelenin kaçınılmaz sonucudur. Planlı yaşam zamanın bizi kontrol etmesini değil bizim zamanı kontrol altına almamızı sağlar.
Planlı ve projeli çalışmanın en önemli özelliği onun rutin bir iş olmayıp; istisna olması, bir kez uygulanması, iş yapısı, gaye, hedef, girdiler ve beklenen sonuç gibi temel esaslarda mutlaka farklılıklara sahip olmasıdır. Rutin işlerle yetinen kurum, yapı cemaat ve hareketler değişen şartlara uyum sağlayamaz, emsalleri karşısında geri kalır, gücünü kaybeder, cazibesi yok olur ve zamanla çürüyüp varlığı silinir gider. Bunun aksine rutin işlerle yetinmeyip hamlelerini yeni projelerle destekleyenler zirvelere tırmanır, hep önde olur ve insanlığı peşinden sürüklerler.

Planlama ve projeleme ile ilgili bir çalışmaya başlamak için iki şey açıklık kazanmalıdır: Birincisi, çalışmanın hedef ve gayesi hakkında net bir karara varılmış olmasıdır. İkincisi, çalışma başarılı olarak yürütülecek şekilde; mevcut insan gücü, zaman, mekan ve maddi imkanların etkin kullanımı sağlanmalıdır. Bunlardan biri olmaz ise belirlenen sonuca ulaşmak çok zordur.
Planlı ve projeli çalışmada şu beş önemli hususun tanımlanıp açıkça ortaya konulması gerekir.
Bunlardan birisi gaye olup beklenenin ne olduğu, planlamanın niçin gerektiği gibi hususların açıkça tanımlanması demektir. Gayenin belirlenip tanımlanması projenin en kolay aşaması gibi görünmesine rağmen üzerinde titizlikle durulması gereken bir husustur. Çünkü problemin esas kaynağına inmeden davanın büyüklüğünü ve gerekliliğini anlamadan tanımlanan gaye ve hedeflenen sonuç, bundan sonra yapılacak çalışmaların tamamını manasız ve neticesiz kılar.
 Tanımlanması gereken ikinci şey yapılacak iş ve görevlerdir. Büyük bir proje küçük parçalara ayrılıp her parça sistemli olarak ele alınmalıdır. Projenin programa göre tamamlanabilmesi büyük ölçüde buna bağlıdır.
 Baştan belirlenecek üçüncü şey program olup, bu her bir iş parçasının başlama ve bitiş tarihini ifade eder.
Dördüncüsü ise maddi imkan ve olanaklardır.
Beşincisi ise kontroldür.
Planlama, belirlenen hedeflere ulaşmak için gerekli araç ve yöntemlerin seçimidir. Bu seçimde var olan seçenekleri belirlemek ve en uygun olanına karar vermek yaratıcı düşünceyi, ileriyi görme sezisini gerektirir. Ayrıca araştırmalar göstermiştir ki; etken çalışma süresinin %60'ı planlanabilmekte, %40'lık süre dışarıdan gelen etkilere harcanmaktadır. Planlama yapmak gerekliliğine rağmen, çok kolay değildir. Çünkü önünde birçok engel vardır. Planlamanın önündeki engeller şöyle sıralayabiliriz;
- Amaç ve hedeflerin belirsizliği ya da doğru belirlenmemiş olması,
- Amaca ulaşmada hedef belirlemenin öneminin bilinmemesi
- Günlük ve acil olaylara önem verme
- Planlamayı önemsemeyen tutucu kişilerin yönetimde olması,
- Yönetim ve kalite standartlarının iyileştirme bilincinin olmaması.
Zamanı Planlarken şunlara dikkat etmeliyiz;
yapı veya kurumlarımız kendine bir hedef belirlemelidir. Bu hedef beklentilerimize ideallerimize ve yapımızın özelliklerine aykırı olmayan bir hedef olmalıdır.
Yapımız için nelerin daha önemli nelerin ise daha az öneme sahip olduğuna karar vermeli her şeyi aynı anda yapamayacağımızın bilincinde olmalıyız.
İşlerimiz önem sırasına koymalı yoğun programımız arasında bizim için birinci derecede önemli olmayan konular, kavramlar veya aktiviteleri hayatımızdan çıkarmalıyız.
Önem sırasına koyduğumuz bu işleri ne zaman yapacağımıza karar vermeliyiz.
Zamanı planlamak aynı zamanda bu plana uymayı gerektirir. Planladıklarımıza mümkün olan çerçevede uymalıyız.
Zaman planlamasını kesin kurallarla kısıtlamamalıyız. Yani değişen durum ve davranışlara uyan esneklikte olmalıdır.
Son söz olarak şunu söyleyebiliriz. İslami hareketin başarısı, amaçlarına ulaşması; neyin ne zaman, nerede, ve kim tarafından yapılacağının önceden bir plan ve proje dahilinde kararlaştırılmasına bağlıdır. Planlama bir hareket için risk ve belirsizlikleri en aza indirgemede yardımcı olur. Planlamayı ihmal eden bir yapı işlerin kontrolünü elinde tutamayacağı gibi sağlıklı ve etkili kararlar vermede de zorlanır. Bu durum ise yapı veya kurumun başarıdan uzaklaştığının ilk işaretidir.

FİKRİ AMEDİ

Yorumlar